PRAETERİRE EOS/ Onları Geç

Insan bazen birine incindiği, incitildiği için kırılır veya öfkelenir. Yüreğinde taşıdığı bu duygular, bu “yük” kişiye yol, su, elektrik olarak omuz, baş, sırt, bacak, ayak, mide ağrısı ve hatta daha fazlası olarak döner, yani doğal olarak fiziksel beden DE etkilenir, ruhun etkilendiği gibi. Malum ruh hastalanmadan beden hastalanmıyor.
Insan duygu yoğunluğundan dolayı, bazen sağduyulu düşünemiyor, berrak göremiyor, bir yanılsamanın içine düşüyor. Öfkenin ve incinmenin esiri olabiliyor.
Ne zaman ki hayat koşarak gelip kendini hatırlatıyor; ne zaman kendinle ya da sevdiklerinle ilgili bir sağlık problemi ses veriyor; diyorsun ki: ben neyi dert etmişim, ben neye öfkelenmişim, ben ne için kime kırılarak yormuşum kendimi? O zaman her şey, her problem küçücük kalıyor, ufacık, mini minnacık!
Çünkü “ölümden öte köy yok!” O yüzdendir ki affettim; haketmediğim halde yapılan, hatta kalleşçe yapılan her davranışı, söylenen her sözü affettim. Bu yükü taşımak istemiyorum, bunun ağırlığında ezilmek istemiyorum. Yapan/lar taşısın bu ağırlığı, yapanlar bu ateş topunu kucağından indir(e)mezsin. Tabii bunu, yani haksızlık/yanlış yaptığını görmek, bu yangını yaşamak için insana vicdan gerek.
Ben affettim ve yürüdüm, gittim o kadar! Çünkü; hayat çok değerli, çünkü kendi kendime inşa ettiğim hayatım çok değerli, Can Babanın dediği gibi, “bin dereden bir kendimi getirdim”
Bu arada affetmek, yine yeniden aynı kişilerle görüşmek, yapılanı unutmak demek değil, birlikte olmak istemek, hoşgörmek, onaylamak, boyun eğmek, pişmanlık hiç değil.
Bu bir karar..Kendin için attığın bir adım…
Geçmişi değiştiremeyeceğini, geçmişin değişmeyeceğini bilerek, geleceği değiştirmek için atılan adım…
Affetmek özgürleşmektir…
Ve ben seni/sizi affettim, kendimi de. Bu yüzden
de “Dönmeyi unutan dünyada, aklına gelince de yanlış dönen dünyada, kendimden memnunum.”*

Ve… Karmaya selam olsun.

*Sezai Sarıoğlu

Insan bazen birine incindiği, incitildiği için kırılır veya öfkelenir. Yüreğinde taşıdığı bu duygular, bu “yük” kişiye yol, su, elektrik olarak omuz, baş, sırt, bacak, ayak, mide ağrısı ve hatta daha fazlası olarak döner, yani doğal olarak fiziksel beden DE etkilenir, ruhun etkilendiği gibi. Malum ruh hastalanmadan beden hastalanmıyor.Insan duygu yoğunluğundan dolayı, bazen sağduyulu düşünemiyor, berrak…

Insan bazen birine incindiği, incitildiği için kırılır veya öfkelenir. Yüreğinde taşıdığı bu duygular, bu “yük” kişiye yol, su, elektrik olarak omuz, baş, sırt, bacak, ayak, mide ağrısı ve hatta daha fazlası olarak döner, yani doğal olarak fiziksel beden DE etkilenir, ruhun etkilendiği gibi. Malum ruh hastalanmadan beden hastalanmıyor.Insan duygu yoğunluğundan dolayı, bazen sağduyulu düşünemiyor, berrak…