Bencileyin Köşesinin Sahibi Canan Kayışlı

SPİRA-SPERA (Nefes al, umut et)

Hayatın son yıllarda getirdiklerinden, götürdüklerinden, aldıklarından, verdiklerinden başım döndü. Hayat beni seviyor mu, nefret mi ediyor diye düşünürken “sopayla kilime vuranın gayesi, kilimi dövmek değil, tozunu almaktır, sıkıntı insanın tozunu, kirini alır” diyen Mevlana’yı duydum.
Hayatın sesini, insanın nefesini duydum, dostluğu, arkadaşlığı, sevgiyi, aldatılmayı, aşkı, ihaneti, mutluluğu, mutsuzluğu, kibiri, kaprisi, iyiliği, kötülüğü, yalanı, dolanı, korkaklığı, cesareti gördüm.
Hayatın anda olduğunu, anda yaşamanın güzelliğini ve gücünü görsem de, insanın dün ve yarın arasında sıkışabileceğini gördüm.
Devrimin insanın kendisiyle başladığını, devrimi kendi hayatının iplerini alarak, kendinde başlatmayanın sözünün etkisizliğini gördüm.
“Aynı şeyler yaparak, farklı sonuçlar beklemenin delilik” olduğunu, ama alışkanlıklar ve konfor alanından soyunmanın büyük cesaret gerektirdiğini gördüm.
Cemal Süreya’nın de yaptığı gibi insanların bayan nihayet ve bayan en nihayet diyerek herşeye ve herkese bir anlam yüklediğini, oysa asıl anlamın, insanın kendine yolculuğu olması gerektiğini, bunu çok az insanın yapabildiğini ve bunu bilmenin, bunu yapabilmek demek olmadığını gördüm.

Sonra dedim ki, görme, duyma, bilme,
üç maymunu oyna, Mizaru, Kikazaru ve Iwazaru ol, hatta yapabilirsen hissetme de,
Bak insanlar ne kadar mutlu, dönme dolap gibi dönmek rahatsız etmiyor.
Seni üzmekten çekinmeyenleri, merak etmeyenleri, sadece üzüntünü değil, sevincini ve mutluluğunu paylaşmayanları, seni çoğaltmayanları, sadece almasını bilenleri, görme, duyma, bilme, hissetme.

Kaldır başını ey ölümlü,
başını kaldırmasan yıldızları göremezsin, o yüzden de “bana bir göğe bakma durağı lazım”

Canan Kayışlı

Hayatın son yıllarda getirdiklerinden, götürdüklerinden, aldıklarından, verdiklerinden başım döndü. Hayat beni seviyor mu, nefret mi ediyor diye düşünürken “sopayla kilime vuranın gayesi, kilimi dövmek değil, tozunu almaktır, sıkıntı insanın tozunu, kirini alır” diyen Mevlana’yı duydum.Hayatın sesini, insanın nefesini duydum, dostluğu, arkadaşlığı, sevgiyi, aldatılmayı, aşkı, ihaneti, mutluluğu, mutsuzluğu, kibiri, kaprisi, iyiliği, kötülüğü, yalanı, dolanı, korkaklığı, cesareti…

Hayatın son yıllarda getirdiklerinden, götürdüklerinden, aldıklarından, verdiklerinden başım döndü. Hayat beni seviyor mu, nefret mi ediyor diye düşünürken “sopayla kilime vuranın gayesi, kilimi dövmek değil, tozunu almaktır, sıkıntı insanın tozunu, kirini alır” diyen Mevlana’yı duydum.Hayatın sesini, insanın nefesini duydum, dostluğu, arkadaşlığı, sevgiyi, aldatılmayı, aşkı, ihaneti, mutluluğu, mutsuzluğu, kibiri, kaprisi, iyiliği, kötülüğü, yalanı, dolanı, korkaklığı, cesareti…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir